Jeremy James’in gülümseten maceraları – 6

“E peki o zaman savaş kimin işine yarıyor?” diye sordu Jeremy James.
“Kimsenin aslında,” dedi Baba. “Askerlerle politikacılar dışında tabii.”
“Poli Tikacılar kim?” diye sordu Jeremy James.
Politikacılar, insanlara sözde kendi iyilikleri için ne yapmaları gerektiğini söyleyen kişilerdi.
“Annem de Poli Tikacı mı?” diye sordu Jeremy James.
“Hayır,” dedi Baba. “Annen sana ne söylüyorsa, gerçekten senin iyiliğin için söylüyor. Ben de sana ne söylüyorsam senin iyiliğin için söylüyorum. Ama politikacıların söyledikleri, genellikle bir tek kendi iyilikleri içindir.”

B1280Bir çocuğa politikacıların ne işe yaradığı bundan daha iyi açıklanabilir mi? Jeremy James son hızla devam ettiği maceralarında, büyüklerin kendi mantıklarıyla anlamlandırdıkları dünyayı kavramaya çalışırken karşısına bir başbakan, parlamentoda tartışan politikacılar, tıpkı bir polis gibi görünen ama aslında olmayan bir polis ve dev dinozorlar çıkıyor bu kez.

Ülkesi İngiltere’de çocuk kitapları kadar yazdığı oyunlarla da tanınan David Henry Wilson, serinin altıncı kitabı Lütfen Dinozorlara Binmeyiniz’de Jeremy James ve Babasının yolunu Londra’ya düşürüyor. Ben ilk beş kitabı okumadım ne yazık ki, o nedenle tereddütlü de başladım okumaya. Önceki maceralara ufak göndermeler var ama belli ki her biri birbirinden bağımsız da okunabiliyor rahatlıkla. Çok da keyifle okunuyor üstelik. Önceki maceraları sıraya koydum bile. Çünkü çok şaşırttı beni yazar. Jeremy James, her çocuk gibi fazlasıyla meraklı ve akıllı bir çocuk. Onda sıra dışı olan inanılmaz uyumlu olması belki. Ama Baba karakteri gerçekten şaşırtıcı. Çok çok ideal bir örnek. Doğru yerde doğru cevapları verebilen, fazlasıyla büyük ama çocukları anlamaya çalışan, sakin biri. Biz büyükler her zaman bu kadar sakin, rahat olamıyoruz oysaki. Bu yönüyle gerçek dışı gibi ama öte yandan o kadar büyüklere özgü davnanış modelleri var ki, bu da bir o kadar gerçek kılıyor Baba’yı. En takdir ettiğim özelliği Jeremy James’e kaçamak cevaplar vermemesi, durum/olay neyse onu söylemesi, açıklaması. Jeremy James için her olayın mantığını, nedenini, niçinini kavramak o kadar kolay olmuyor, çünkü büyüklerin mantığı her zaman o kadar da akılcı olamıyor, ama elinden geleni yapıyor Jeremy James. Bir büyük olarak zaman zaman çok üzüldüm onun için ve tabii aslında tüm çocuklar için. Çünkü biz büyükler bazen çok tuhaf olabiliyoruz gerçekten de!!! Bu kitapları bizim de okumamız bu nedenle gerekli bence. İnsan dönüp kendine daha objektif bakabiliyor o zaman.

Neyse, kitaba dönersek yeniden… Söylediğim gibi bir Londra macerası bu. Trafikten bezmiş, yol bilmeyen taksi şoförleri, metrosu, güvercinleri besleyen yaşlı teyzesi, mutsuz insanları, lokantaları gibi günlük yaşamdan izlerin yanı sıra bir kültür macerası Jeremy James’inki aynı zamanda. Bir buçuk günde, Kraliçe’nin evini, parlamento binasını, balmumu heykellerin olduğu ünlü Madame Tussaud’nun müzesini, tiyatroyu ve sonunda kitaba da ismini veren kocaman dinozorların bulunduğu Doğal Tarih Müzesi’ni ziyaret ediyor çünkü. Tabii bu arada Londra’ya gelmelerinin nedeni olan Baba’sının görüşeceği Bayan Robinson’la da bir yemek yiyorlar. Bayan Robinson’un hikayesi de çok çarpıcı açıkçası ve tabii Jeremy James’in onun derdine deva olma arayışı. Bütün bu maceranın gözümüzün önünde daha iyi canlanmasına Axel Scheffler’in çizimleri yardım ediyor. (Burada Mercan Yurdakuler Uluengin’in çevirisinin de gayet iyi olduğunu vurgulamak isterim.)

Günlük yaşamımızda sürekli karşılaştığımız küçük sürprizler, sorunlar, keyifler, hepsi bir arada kitapta. Şimdi yazarken fark ettim; karakterler tamam ama gündelik yaşama odaklı hikaye beni daha çok şaşırttı galiba. Kurgusal hikayeler de keyifli ama bu kadar yalın ve bir o kadar da eğlenceli bir kalem inanılmaz iyi geldi bana. En güzeli Jeremy James sürekli gülümsetmeyi başarıyor okuyanı. Ben bir büyük olarak çok farklı şeyler hissederek okudum muhtemelen bu kitabı. Çok fazla arka plan vardı benim okuma serüvenimde. Oysa çok heyecan verici bir macera ve gerçekten merak ettim; çocuklar ne düşünüyor Jeremy James’in maceraları konusunda?

Bu yazı ilk kez 23 Mart 2007’de Radikal Kitap’da yayımlanmıştı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s