Yazı kategorisi: çocuk/gençlik edebiyatı, çocuklu olmak

Hayalet köpeğin ‘şansı’

Şanssız kitap “Hayalet Köpek”. Tesadüfen ilk satırlarını okuyup, elimden bırakamadığım iyi oldu, çünkü o kapağı görüp de ilgi göstermem mümkün değildi normal koşullarda. Kime gösterdiysem de aynı tepkiyi aldım üstelik. Pete Johnson adı da bana ‘henüz’ bir şey ifade etmiyordu; heba olup gidecekti vallahi. Özellikle vurgulamak istiyorum; kapak tasarımı hiç çekici değil gerçekten ama içindeki çizimleri görünce buna bile şükrediyorsunuz. Hepi topu üç ana çizim yapılmış kitap için ve bu çizimler kitap boyunca tekrarlanıp duruyor, neden olduğunu anlamadığım bir şekilde. Bir de her bölüm başında bir köpek çizimi çıkıyor karşımıza; kitabın kurgusuna paralel şekil değiştiren. Ama sonuçta, ‘çocuk kitabı, resimsiz olmasa iyi olur’ düşüncesiyle, çizmiş olmak için çizilmiş izlenimi veren, fazlasıyla özensiz karikatürize çizimler bunlar. Pete Johnson’ın yayınevinden çıkmış diğer kitaplarının da akıbeti aynı üstelik. Çizimleri yapan Ünver Alibey’e ve tabii ki yayınevine duyurulur.

Palas pandıras girdim yazıya farkındayım ama okurken o kadar takıldım ki bu duruma böyle başladı işte yazım da… Neyse, gelelim kitabın kendisine. Dedim ya Pete Johnson ile ilk tanışıklığım bu. Zaten yine Büyülü Fener’den çıkmış iki kitabın dışında Türkçe’de rastlayamadım adına ama İngiltere’de ve dünyada tanınan, bol ödüllü, iyi bir çocuk ve ilk gençlik kitapları yazarı. Yazarlıktan önce film eleştirmenliği yapıyormuş, yazma dürtüsü ağır yani. Korku meselesine biraz takılmış. “Hayalet Köpek” de bu tarzda yazdığı ödüllü kitaplardan biri.

Kitabın konusuna gelince… Daniel, Laura ve Harry üç iyi arkadaş. Yaklaşan Cadılar Bayramı’nda korkunç bir parti düzenlemek istiyorlar ve Daniel annesini evlerinde bir parti yapmaya ikna ediyor. Ancak sürpriz bir gelişmeyle partiye sevimsiz, ukala Aaron da dahil oluyor. Daniel ve arkadaşları Aaron’ı korkutmak için hayalet köpek hikayesini uyduruyorlar. Ancak hikaye hiç tahmin etmedikleri şekilde uykusuz, korkulu geceler geçirmelerine neden oluyor.

Bir solukta okunuyor “Hayalet Köpek”. Çok akıcı, çok heyecanlı, çok eğlenceli. Aynı zamanda çok sıcak, çok yaşamın içinden bir hikaye. Çocukların birbirlerine karşı ne kadar acımasız, büyüklerin yaşamsal kaygılarının ise çocuklar için ne kadar yıpratıcı olabileceğini çarpıcı bir basitlikle ortaya koyuyor. Ve iyi arkadaşların koşullar ne olursa olsun birbirlerine destek olmalarının önemini vurguluyor. Yaşamın önemli detayları bunlar ama olaylar akıp giderken hem çocuklar hem de büyükler detayları göremeyebiliyorlar bazen. Pete Jonhson’ın kitabını bu kadar doğal, bu kadar başarılı kılan da bu küçük detaylara farkına varmadan dikkatimizi çekebilmesi sanırım. Gerçekte başarılı bir korku kitabı “Hayalet Köpek” ama fonda Daniel’a, Laura’ya, Aaron’a ve Billy’e (!) dair, gündelik yaşamlarımıza dair esaslı bir kurgu var. Bu da Pete Johnson’un yazdığı diğer kitaplara karşı dayanılmaz bir merak uyandırıyor. Umarım Büyülü Fener devamını -mümkünse biraz daha özenli- getirir.

Bu yazı ilk kez 9 Şubat 2007’de Radikal Kitap’ta yayımlandı.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s