Şans diye bir şey var mı gerçekten?

Stanley Yelnats sıradan bir yaşamı olan sıradan bir çocuk. Sonra bir gün sıradışı bir şey oluyor hayatında, tepesine bir çift spor ayakkabı düşüyor. Stanley’nin babası spor ayakkabıları dönüştürmeye çalışan başarısız bir mucit. O da tepesine düşen bu acayip kötü kokulu ayakkabıları babasına götürüyor. Ancak ayakkabıların ünlü beysbol oyuncusu Clyde Livingstone’a ait olduğu, onları yardım amaçlı bağışladığı ve bağışladığı yerden çalındığı ortaya çıkıyor. Ayakkabılar Stanley’de olduğu için de onun çaldığı sonucuna varılıyor. Stanley’nin cezasını ya hapis yatarak ya da Yeşil Göl Kampı’nda çalışarak geçirmesine karar veriliyor. O ve ailesi ikinci seçenekte karar kılıyorlar ve Stanley Yelnats Yeşil Göl Kampı’nın yolunu tutuyor.

Yeşil Göl Kampı, adından anlaşılacağı üzere göl kenarında kurulmuş “masum” bir kamp değil ne yazık ki. Çok eskiden göl kenarında kurulu sevimli bir kasaba iken, tuhaf talihsiz olaylar sonrasında kuruyup çöle dönüşmüş, kuş uçmaz kervan geçmez bir bölgede “karakterlerini geliştirmeleri” için erkek çocuklarının gönderildiği bir kamp. İslah olmaları için her gün kavurucu sıcakta, boyları derinliğinde ve eninde çukurlar kazmak durumunda olan, basit suçlar işlemiş erkek çocukları gönderiliyor bu kampa. Kamptan sorumlu Bay Efendim sert biri. Bay Pendanski daha ılımlı. Bir de Bekçi var ki, işte o yakınında bulunmak istemeyeceğiniz epey ilginç bir hanım! Hiçbir çocuğun birbirine gerçek ismi ile hitap etmediği kampta, Stanley için de hemen Mağara Adamı lâkabı uygun görülüyor. Tuhaf kurallar, zehirli yılanlar, öldürücü sarı benekli kertenkeleler ve hiçbir şekilde güvenilmeyen çocuklarla çevrili kampta kazılan sonsuz çukurlar, çocukların karakterlerini ne kadar geliştiriyor (!) hayretler içerisinde okuyoruz “Çukurlar”da.

Amerikalı yazar Louis Sachar lise yıllarından beri çocuk kitapları yazıyor, ama 1998 yılında yazdığı “Çukurlar” en beğeni toplayan kitabı olmuş. Hatta Walt Disney firması tarafından filme de uyarlanmış ve en az kitap kadar ilgi görmüş film de. Türkiye’de İletişim Yayınları tarafından yayımlanan “Yamuk Okul” serisi gibi seri kitaplarıyla dikkat çeken yazar, “Çukurlar”ın devamı niteliğinde iki kitap daha yazmış. Henüz Türkçeye çevrilmemiş bu devam kitapları, muhtemelen çevrilecektir.

“Çukurlar”, okuyan pek çok kişinin hem fikir olacağı gibi sürükleyici ve şaşırtıcı bir roman. Tıpkı çocukların kazdıkları çukurlar gibi okudukça derinleşiyor. Uzun yıllara yayılmış, iç içe girmiş farklı hikâyeler barındırıyor, ama tüm hikâyelerin ortak karakteri Stanley Yelnats. Nasıl mı? Yelnats’lar kuşaklardır aynı ismi taşıyorlar çünkü. Stanley’nin babasının da, büyükbabasının da, büyük büyükbabasının da ismi aynı. Soyadlarının tersten okunuşu Stanley olunca, bu durum aileye hayli ilginç gelmiş ve kuşaklar boyunca aynı ismi taşımışlar. Ancak ailenin, büyük büyükbabanın hassas bir kararıyla dönen bir talihi var -talihsizliği demek daha doğru aslında. Romanda şimdiki Stanley Yelnats’ın hikâyesini okuyormuşuz gibi görünse de zekice bir kurguyla olayların en en başına kadar uzanıyoruz.

Tabii ki yazar, romanda bir hikâyeyi geriye dönüşlerle kurgularken yapılmamış bir şey yapmıyor, ama temelde anlattığı Yelnats’ların hikâyesi kadar, hatta belki ondan çok daha ilginç başka hikâyelerle bezeli uzun öyküsünü dantel gibi incecik dokuyor gerçekten. Soru işaretleri bırakan bir anekdot anlatıyor ve sayfalar sonra o anekdota geri dönüp aydınlatıyor. Onu aydınlatırken bir başka soru işareti bırakmayı da ihmal etmiyor. Sürprizlerle dolu, yüreğiniz ağzınızda bir solukta okuduğunuz “best seller” tadında bir roman “Çukurlar”. Olaylar o kadar ince ve derinden gelişiyor ve siz o kadar merakla okuyorsunuz ki, durup düşünecek bir anınız bile kalmıyor. Macera romanlarında okuyucu genellikle kitabın sonunu tahmin etmeye çalışır. Ancak “Çukurlar”da buna bile fırsat kalmıyor. Hoş büyük olasılık tahmininiz de tutmayacak ki, romanı başarılı kılan unsurlardan biri de bu. Ancak bittiğinde okuduğunuz bu akıcı romanın ana fikrini durup düşünebiliyorsunuz: Şans yoktur, şansınızı kendiniz yaratırsınız mı? Peki tesadüf de mi yoktur hayatta? Ne kadar inanmak gerek tesadüfe? Ya şansa? Kafanızda asılı duran bu sorular günlük yaşamda her zaman takıldığımız sorular aslında. Ve yanıtı da “her zaman kendinize inanın!” Bunu biliyoruz, ama bazen kafamız bulanıyor, şansa da inanmak istiyoruz ve çoğu zaman inanıyoruz. “Çukurlar”ın “ezik” kahramanı Stanley Yelnats da bu çelişkileri yaşıyor işte. Ama Yeşil Göl Kampı’nda yaşadığı zorlu, tehlikeli ve bir o kadar da şaşırtıcı olaydan sonra kendisine inanmayı, güvenmeyi öğreniyor.

Son olarak şunu söylemek istiyorum. Bazen bir karakter yaratırsınız, ama yan karakter asıl kahramanı geride bırakır. Sünger Bob’un aslında ana karakter olarak yaratılan Squidward’un önüne geçip baş rolü kapması gibi. Ya da yan karakter olarak o kadar sevilmiş bir karakter vardır ki başka macerada yıldız oyuncu olarak karşımıza çıkar. Shrek’in can yakan, akıllı arkadaşı Kedi’nin sadece kendi maceralarına yelken açması gibi. Bunlar film karakterleri gerçi, ama Louis Sachar, Stanley Yelnats karakterinin yaşamını o kadar ince ayrıntılarla çevrelemiş ki, romandaki yan karakterler bile ana karakter kadar renkli ve merak uyandırıcı. Hatta bazıları Stanley’nin kendisinden daha merak uyandırıcı. Ben kitabın sürpriz karakteri Hektor Zeroni’yi, nam-ı diğer Sıfır’ı ana karakter olarak hayal edebildim mesela. Her açıdan sürprizlere açık bir roman “Çukurlar”. Macera burada bitiyor sanıyorsunuz, ama bir bakıyorsunuz yazar devam etmiş. Bu durumda göreceğiz devamını da…

http://www.remzi.com.tr/kitapGazetesi.asp?id=3&ay=3&yil=2012&bolum=14

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s