Yazı kategorisi: ortaya karışık

Klostrofobi

bulut1“Kafanızı şuraya yerleştirin ve hiç kıpırdatmayın, ellerinizi de hareket ettirmeyin. Bazı sesler duyacaksınız, korkmayın ve kesinlikle hareket etmeyin.”

“Ne kadar sürer?”

“Yarım saat. Hazır mısınız?”

Raylı sistemde içeriye doğru hareket ettim, iki küçük kırmızı ışık yok oldu. Dar ve soğuk bir kapsülün içindeydim. Sesler hiç susmuyordu. Dum tıs, dum tıs, dum tıs… Gözlerimi kapadım. Böylesi daha kolay olacaktı ve iyi şeyler düşünmeye çalıştım. Hafif bir panik belirince de derin derin nefes almaya başladım. Nefes al, nefes ver. Nefes al, nefes ver. Rahatla. “Olmuyor!” Rahatla, daha çok var, rahatla. Nefes al, nefes ver. Nefes al, nefes ver. Sesler; TaTaTaTaTaTaTa… “Bu daha ne kadar sürecek, volümü çok yüksek!” Tamam rahatla ve sakın kıpırdama. “Kapsül daralmaya mı başladı?” Tam tersi kapakları açılıyor, bir kapak daha açılıyor. Birazdan yıldızları göreceksin, hayır karanlık istemiyorum bulutlar daha iyi. Pofidik beyaz bulutlar, ışıldayan mavinin üstünde güneşin tadını çıkarıyorlar. TaTaTaTaTaTaTa… Hem benim klostrofobim yok ki! Sadece kapalı, sıkışık, karanlık ve havasız yerlerde kalmaktan hoşlanmıyorum.

Hah, sesler kesildi. Fondakiler değil tabii. Dum tıs, dum tıs, dum tıs, dum tıs… Voinng, voinng, voinng, voinng… Hımm, bu ikinci ritm yeni. Ayak baş parmağımı da mı hareket ettirmemeliyim? Peki derin nefes alış verişler de mi bitsin? Hayır, nefes al, nefes ver. Nefes al, nefes ver. Gevşe. Daha 10 dakika geçmiştir. Olsun, hiç fena gitmiyorsun?

Dıpdıbıdıpdıbıdıpdıbıdıpdıbı Dubudubudubu Dıpdıbıdıpdıbıdıpdıbıdıpdıbı … Vav, bu da nesi? Nefis bir ritm. Ayak baş parmağım yine hareketlendi ama hepsi o kadar. Kapılar açıldı. Karanlığı delip geçen spot ışıkları; mavi, mor, kırmızı. Herkes sallanıyor. Acayip kalabalık, ter ve parfüm kokusu birbirine karışmış. Klimalar çok iyi çalışıyor, sigara içmek yasak ama alkol serbest. Hey DJ, ne diyorsun bu ritmlere? Kaydet bir yere, illaki kullanırsın. Evet volüm biraz yüksek, buradan çıkınca başım çatlayacak gibi ağrıyacak ama gayet rahat nefes alabiliyorum, önemli olan da bu. Hem geldiğimden beri ilk kez eğleniyorum. Hımm, buraya kadarmış, yine sadece fondaki ritmlere kaldık. DJ’ciğim, elini biraz çabuk tutamaz mısın? Tam havaya girmiştik de… Çok uzadı ama, bu kadar zor mu yeni bir parça seçmek? Bak insanlar hala sallanıyor ama nereye kadar… Yok bu böyle olmayacak, biraz dışarı çıkalım bari. Belki daha sıcaktır.

TaTaTaTaTaTaTaTa… Hayır, gecenin bu saatinde inşaat yapılmaz ki, benim istediğim ritm bu değildi. Bu sinirlerimi bozuyor. Dans etmek için hiç uygun değil. Tamam, dansa ara verdik diyelim ama birden bire bu kadar deneysel bir çalışmaya geçilmez ki! Yok, yok, deneysel meneysel değil, tam bir inşaat gürültüsü bu. Kulübe geri dön. Orada eğlence devam ediyor hala, sesleri duyabiliyorum; dum tıs, dum tıs, dum tıs, dum tıs… voinng, voinng, voinng, voinng… Uzaklaşma. Uzaklaşma. Uzaklaşma.

Dayanamıyorum artık, hareket etmem gerek. Başımın yüzeyle temas ettiği yer inanılmaz derecede ağrıyor. Tamam, panik yok. Nefes al, nefes ver. Nefes al, nefes ver. “Hayır işe yaramıyor, çıkmalıyım artık buradan.” Yeter! Tamam, hafifle, yavaşça başındaki ağırlığı hafiflet. İşte böyle. Bunun bir sakıncası yok. Ama yetmiyor, tamamen kurtulmalıyım buradan. Hey, yoksa kapı mı açıldı? Evet, evet, içeriye birisi girdi; kurtarıcım!

“Kafanızı hareket ettirmeyin. Kolunuzu uzatın. Şimdi ilaç vereceğiz size. Bunun hiçbir yan etkisi yok. Avucunuzu sıkın. Kafanızı hareket ettirmeyin.”

Ama başımı buradan sökmeliyim. Dayanamıyorum artık. “Daha çok var mı?”

“Biraz daha var. Evet sıkın avucunuzu, derin bir nefes alın.”

“Ahh, iğne mi o?”

“Tamam, şimdi kolunuzu rahat edecek bir şekilde tutun ve hareket etmeyin.”

İşte yine kayıyorum raylarda. Aynı yerdeyim yine. Kolum uyuştu ve iğnenin yeri batıyor. Çok batıyor. “Bunun hiçbir yan etkisi yok.” Biliyorum, senin yan etkin bu, eminim kolum şişmiştir şimdi. Dıpdıbıdıpdıbıdıpdıbıdıpdıbı Dubudubudubu Dıpdıbıdıpdıbıdıpdıbıdıpdıbı … Ah, hayır, artık dans edemem. Kolum çok ağrıyor, öyle ki, başımı bile unuttum. Yalan söylüyorum. Başımı unutmam mümkün değil! Tüm vücudum uyuştu sanki. Artık çıkmak istiyorum buradan. DJ’ciğim, hiç çabalama, tadım kaçtı bir kere. Hem hep aynı şeyleri çalıyorsun. Bu ritmi kullanırsın dediysek, hep bunu çal demedik. Anladım, ısrarlısın, ben gideyim o zaman. BEN GİDEYİM O ZAMAN DEDİM!

TaTaTaTaTaTaTa… İnanamıyorum. Neden beni cezalandırıyorsun? Şimdi bütün hikayeye baştan mı başlayacağız yoksa? İlaçtan önce yarım saat, ilaçtan sonra yarım saat daha mı? Bunu bana söylememiştiniz. Benim klostrofobim var. Çıkmak istiyorum. Evime gitmek, başımı istediğim gibi hareket ettirebilmek, saçlarımı rüzgara bırakmak, güneşin sıcaklığını tenimde hissetmek istiyorum. Hem burası çok soğuk. Bilseydim daha kalın bir şeyler giyerdim. Ayaklarıma çorap giyerdim mesela. Biliyorum bitecek ama ben şimdi bitmesini istiyorum, NE YANİ ÇIĞLIK MI ATAYIM? Hani beni görüyordunuz, artık dayanamadığımı anlamıyor musunuz? Dum tıs, dum tıs, dum tıs, dum tıs… Voinng, voinng, voinng, voinng… Yeter, yeter dedim size. Dum tıs, dum tıs, dum tıs, dum tıs… Voinng, voinng, voinng, voinng… Hala nefes alabiliyorken, yüreğim o kadar da sıkışmaya başlamamışken çıkaracak mısınız beni buradan? Sakinleş. Hayır, artık sakinleşemem. Kolum, başım, her yerim uyuşmuşken ve yüreğimin üstüne binen yükler artarken sakinleşemem. Dum tıs, dum tıs, dum tıs, dum tıs…

Kapı mı açıldı?

Bu yazı ilk kez 4 Eylül 2011’de antipopuler.com’da yayımlanmıştır. Deneyimin tekrarlanması nedeniyle hatırlanıp sandıktan çıkartılmıştır. 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s