Yazı kategorisi: ortaya karışık

Yazlık ev

caddebostan-sahil4

Bu yaz manifold’a aklıma üşüşen, beni çevreleyenleri karalamaya başladım. Hoşuma gitti böyle yapa boza yazmalar, tek sınırlayanın kendim olma hali. Kendime not düşmek için buraya da küçücük alıntılıyorum yazıları, tamamı manifold‘da…   

Benim hiç yazlık evim olmadı, çocukken de yoktu, şimdi de. Yazlığa gitme halini bilmiyorum o yüzden. Hani bir evin diğer eve taşınışını… “İki evi olanın aslında hiç evi yoktur,” demiş Saramago. Dedim ya hiç tecrübe etmedim böyle bir şeyi, ama 10-15 günlük tatillerimde bile bir eksiklik duygusu vardır hep bende, evimde bıraktıklarım yüzünden. Çok eşya almayı hiç sevmem yanıma tatillerde, yetecek kadar. Bir tişört eksik gelir bazen. Kitaplar hep artar, ama yine de aklıma düşen biri olur mutlaka ve elimi uzattığımda orada olmadığını bilmek zor gelir. Çiçeklerim, tıpkı kedim gibi emanet edilmiştir bir dosta. Kedim küsmüş olur bize döndüğümüzde, ama çiçeklerim göçüp gider bazen bu ayrılığa dayanamayıp, çok üzülürüm. Ya yazlığım olsa ne yapardım? Nasıl taşınır gerçekten onca uzantı? Eşya demek çok basitleştiriyor meseleyi, çünkü bazı şeyler gerçekten elim kolum gibi uzantılarım benim. İnsan alıştığı lezzette bir makarna bile yapamıyor evinden uzakta… Bazen özenmiyor değilim koca yazı İstanbul’un neminden uzakta geçiriyor olma haline, denize doymaya, ama işte bu uzantılar var ya…

Reklamlar