Yazı kategorisi: ortaya karışık

Eski filmlerin sürprizleri

the-seven-year-itchManifold yazıları devam ediyor, tabii yine küçük bir alıntıyla. Tamamı manifold‘da…

… The Seven Year Itch’le başlıyorum o zaman. Filmden anladığımız; 1950’ler Amerika’sında aile babaları eşlerini ve çocuklarını tatile gönderip çalışmaya devam ediyor ve tabii yaz boyunca bir tür bekârlık hâlini sürüyorlar (Bizde bu geleneğin hâlâ sürdüğü söylenebilir rahatlıkla). Film bu temadan yola çıkıyor, ama daha çok ‘yaz bekârları’nın zamparalıklarına odaklanıyor. Ne var ki, baş karakter Richard Sherman (Tom Ewell) fazlasıyla beceriksiz bu konuda. Çünkü aslında, hem tam bir işkolik hem de —çaktırmamaya çalışsa da— karısını çok seviyor. Sadece onun —kadınların çoğunun yaptığı gibi— sağlığı, alışkanlıkları, ev, çocuk falan filan hakkında koyduğu kurallar ve dırdırlanmalar biraz usandırmış karakterimizi. Karşısına da modellik yapan güzeller güzeli bir kız (Marilyn Monroe) çıkınca kayıtsız kalamıyor!

1955 yapımı bu kült komediye sinematografik olarak yaklaştığınızda, filmin pek çok yeniliği muştuladığı söylenebilir. Ama ben bu konuyu bir tarafa bırakıp filmin ilgimi çeken başka noktalarına değinmek istiyorum. Şu meşhur Marilyn’in eteklerinin uçuştuğu sahneye gireceğim tabii. Sinema tarihine geçmiş bu sahnenin, fotoğraflarındaki etkiyi filmde yaratmadığını izleyenler hatırlar belki. Çünkü fotoğraflarda Marilyn’i boy olarak görüyoruz. Üzerindeki elbise bir ikon artık, belli ki bu uçuşma için özel tasarlanmış, gülüşü her zamanki gibi olağanüstü. Etrafını saran fotoğrafçıların her biri ayrı açıdan onlarca fotoğraf çekmiş. Bunları peş peşe koyup baktığınızda Marilyn’in çok eğlendiğini anlıyorsunuz. O dönem için seksi de bu pozlar doğru, ancak bugünkü tanımlama bu mu olurdu, emin değilim. Ben daha çok estetik olarak tanımlayabilirim ve çekici. Filmde etekler havalandığında sadece bacakları, o da dizlerinin biraz üstüne kadar görüyoruz oysa. Çekimler tamamlandıktan sonra, dönem gereği bu kadarının yeterli olacağına karar vermiş yapımcılar. Niyeyse fotoğrafları yayımlamakta bir sakınca görmemişler ama. Açıkçası sarışın bomba, filmde ilk kez kapının önünde tüm vücudunu saran beyaz elbisesiyle belirdiği ve komşusu Richard’dan özür dileyerek merdivenlerden yukarı salındığı sahnede çok daha çarpıcı, hedeflendiği gibi ‘seksi’ydi bana göre. Tıpkı Some Like It Hot’ta tüm alımıyla Tony Curtis ve Jack Lemmon’un yanından geçerken, trenin çıkarttığı buhardan kaçmak için bir ceylan gibi zıplayarak kaçtığı sahnede olduğu gibi…

 

 

Reklamlar